Genel

Sigara Horlamaya Neden Olur mu?

Sigara Horlamaya Neden Olur mu?

Sigara İçmek Horlamaya Neden Olur mu? Tütün ürünleri  ve alkol kullanımı dil, damak ve yutak kaslarının gevşemesine  neden olur. Bu durum rahat nefes almayı engeller ve sonuç olarak horlamaya sebebiyet verir. Sigara içmek sadece akciğerleriniz ve cilt dokunuza zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda boğaz bölgenizin içinde yer alan dokunun da yıpranmasına yol açar. Boğaz içindeki dokunuzun elastikiyeti kaybolur. Bir diğer neden de burun ve boğaz mukus ile kaplanır. Sigara içenler sigara dumanına karşı alerjiktirler. Vücut sigaranın yarattığı hasardan kendini korumak için mukus dediğimiz burnu ve boğazı kaplayan örtücü ince bir sıvı salgılar. Salgılanan mukus uyku esnasında titreşerek horlamayı ortaya çıkarır. Sigarayı doğrudan içmek ile maruz kalmak arasında hiçbir fark yoktur. İki halde de kişilerin üst solunum yolları tıkanır ve nefes almaları azalır. Hava akımını rahat gerçekleştiremeyen bir burun horlamaya neden olur.

Alkolün Etkisi

Alkol bütün organları etkisi altına aldığı gibi beyni de etkiler ve vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına neden olur. Uyku esnasında vücut kasları belli bir gerginliktedir, fakat alkol alındıktan sonra yavaşlayan beyin faaliyetleri vücuda daha az sinyal gönderir. Alkolün gevşetici özelliğinden dolayı az sinyal alan vücut kasları tamamen devre dışı kalır. Alkol uyku apnesine (uyku esnasında solunumun tamamen durması) de neden olur. Uyku apnesi horlamanın daha ileri bir evresidir.

Aşırı kilo ve obezite de  horlamaya neden olan diğer bir etkendir. Horlamaya sebep olan etkenleri şöyle sıralayabiliriz:

Horlamaya Sebep Olan Etkenler:

1) Genetik Yapı: Bu etkenlerin başında ailemizden genetik olarak bize geçen; çene, geniz, boğaz, boyun ve dil kökü yapılarımızın şekli gelmektedir. Bazı kişilerde bu bölgeler doğuştan dar olduğundan, horlamaya yatkınlık zaten mevcuttur.

2) Kilo Alımı: Horlamayı artıran bir diğer önemli sebep “kilo alımıdır”. Kilo alımında  boyun ve boğaz geçişindeki yapılarda, dilde ve dil kökünde hacim artışı olur. Ayrıca bu bölgelerdeki kasların, gerici etkilerinin kuvveti de azalır. Bu yapılar nefes alma sırasında içeriye doğru kolaylıkla çökerler ve horlamaya neden olurlar.

3) Yaş Alma: Yaşlandıkça boğaz, boyun ve dil kökü yapılarında gevşemeler ve boğaz bölgesindeki kasların kuvvetinde azalmalar görülür. Bu nedenle yaşlandıkça horlama olasılığı artar.

4) Cinsiyet: Kadınların hormonları horlamaya karşı kendilerini bir miktar korur. Bu nedenle kadınlar erkeklere oranla daha az horlar. Fakat kadınlarda menopoz dönemine gelindiğinde bu koruyucu etki ortadan kalkar ve boğaz yapısı horlamaya uygun hale gelir. Kadınlar özellikle kilo da alırlarsa horlama problemini hemen hemen erkekler kadar yaşayabilirler.

5) Tütün Ürünleri Kullanımı: Horlamayı artıran faktörler arasında sigara ya da nargile gibi tütün ürünleri de çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü bu maddeler, burunda, boğazda ve dil kökünde iltihapsız bir enfeksiyon (inflamasyon) yaratarak şiddetli ödeme yol açar ve bu bölgelerin daralmasına neden olur.

6) Hormonal Değişimler: Vücutta meydana gelen bazı hormonal değişimler de bu durumu artırabilir. Örneğin Tiroid bezi iyi çalışmayan “hipotiroidi” hastalarında, “şeker” hastalarında, “adet düzensizliği” olan ya da “erken menopoza” girmiş hanımlarda horlamaya yatkınlık artar.

7) Mide Rahatsızlıkları:  Mide rahatsızlığı olan ve şiddetli “Reflü”sü olan kişilerde de, boğaz bölgesinde meydana gelen ödemler nedeniyle horlama görülebilir.

8) İlaç Kullanımı: Kullanılan ilaçlar da horlamayı arttırma etkisine sahiptir. Bazı kas gevşetici ilaçlar, uyku ilaçları ve uyku düzenini değiştiren sinirsel ilaçlar, anti alerjik ilaçlar horlamaya yatkınlık yaratabilir

9-) Burun Tıkanıklığı: Burun tıkanıklığı bazen horlamaya yol açabilir. Ancak sadece burun tıkanıklığından kaynaklanan horlama problemi, tüm horlama problemlerinin %15-20’si kadarını oluşturur. Yani burnunuzdaki problemi ilaçlarla ya da gerçekleştirilen bir ameliyat ile çözseniz bile horlamanız geçmeyebilir. Hatta bazen burun açıldığı halde, boğazda ya da dil kökündeki problem devam ediyorsa nadiren horlama şiddetinde artma görülebilir.

Horlamanın Sağlımıza Etkisi Nedir? 

Horlamanın etrafımızı rahatsız etmesinin dışında kendi sağlımıza da etkisi büyüktür.  Horlama esnasında görülen kalp ritmi bozukluğu, tansiyonun yükselmesine ve kalp büyümesine neden olmaktadır. Bu da horlayan kişilerin ileride kalp hastası olma ihtimalini arttırır. Horlama sorununa gece uykuda nefes kesilmeleri de eşlik ediyorsa,  sabahları yorgun uyanma, gün içinde uyuma ihtiyacı gibi durumlar hissediyorsanız, bunun nedeni  “tıkayıcı uyku apnesi” olabilir.  Bu durum tehlike arz eder.  Yapılmış araştırmalar uyku apnesi hastalarının diğer normal kişilerle kıyaslandığında daha kısa bir yaşam süresine sahip olduğunu kanıtlamıştır. Çünkü bu kişiler gündüz uykululuk nedeniyle iş kazaları ve trafik kazalarına daha fazla yatkındır. Bu kişilerde; yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, ritim bozuklukları, damar tıkanıklıkları daha sık gözlenir.  Bunlara bağlı olarak uykuda ani ölüm, kalp krizi, inme ve felç görülme riski daha fazladır. Ayrıca uyku apnesi iş ve aile yaşamında problemlere ve depresyona yol açarak hayatı zorlaştıran bir faktör olabilir. İşte bu yüzden horlamayı uyku apnesinin bir uyarıcısı olarak düşünmek ve ciddiye almak gerekir.

Horlamayı Engellemek İçin Neler Yapılmalı?

Yapılabilecek  en etkili ve hızlı şey  kilo vermektir. Özellikle  spor yaparak kilo verilmesi  kas dokusunu da  arttıracağından daha etkilidir. Sigara ya da tütün ürünleri alışkanlıklarını bırakmak diğer etkili bir yöntemdir.  Kontrolsüz  ilaç alımına da dikkat edilmelidir. Bir kulak burun boğaz hekimine ayrıntılı  muayene olunuz. Bu sayede  boğaz açıklığınız, diliniz, dil kökünüzdeki durum ve bu bölgelerde horlamaya yol açan, tıkanıklık yapan bölgeler belirlenir. Ayrıca yapılacak testlerle horlamaya etki eden hormonlar, bir değişiklik olup olmadığı da saptanabilir.  Eğer horluyorsanız, bu duruma önem verin. Olayın şiddetini belirleyin, kilo verin, sigarayı bırakın, bir KBB hekimine ayrıntılı muayene olun.

Kaynak: www.medikalakademi.com.tr

İnsülin Kalemleri Nasıl Saklanmalı?

 

 

 

Bir Cevap Yazın